Hayaller ve Hedefler

Advertisements
Posted in Uncategorized | Leave a comment

KENDİNİ BUL- MÜZİKLERLE

Posted in Uncategorized | Leave a comment

KENDİNİ BUL- BENCİLLİKTEN UZAK DUR

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Atatürk ve Milliyetçilik

Atatürk, Samsun’a ayak bastığı günden başlayarak, bütün
nutuklarda, Türk milletinin kurtuluşuna, dirilişine, atılışına ve yükselişine ait prensipleri teker teker
çizerken, her defasında ve daima “millet”, “iradei milliye”, “millî hâkimiyet”, “vicdanı millî”,“milliyet” ve “milliyetçilik” mefhumları, imparatorluk enkazı üstüne kurmak istediği yeni cemiyetin temel direkleri halinde kullandı. 923 senesinin Martında, Konya Türkocağında, milliyet fikrinin canlılığını şöyle izah etmiştir:
“Bir milliyet prensibi vardır, bir de onu inhilâle (dağılmaya) sevk etmek isteyen nazariyat vardır.Lâkin milliyet nazariyesini, milliyet fikrini, milletlerdeki milliyet mefkuresini inhilâl ettirmeye
çalışan nazariyelerin dünya üzerinde kabiliyeti tatbikiyesi bulunamamıştır. Çünkü tarih, vukuat,hadisat ve müşahedat, insanlar ve milletler arasında hep milliyetin hâkim olduğunu göstermiştir. Ve milliyet prensibi aleyhindeki büyük mikyasta fiilî tecrübelere rağmen, gene milliyet hissininöldürülemediği ve onun gene yaşadığı görülmektedir.” (Hâkimiyeti Milliye gazetesi. 26 Mart 923. No. 773).

Posted in atatürk | Tagged , | Leave a comment

Poedat Yazar Alımı

Poedat Dergisi, 2016 yayın dönemiyle beraber iki yıldır kazanmış olduğu deneyimi “disiplinlerarası ortaklığı” kurma amacıyla dergi.poedat.org adresinden yeni bir evreye taşıyor.

Poedat Kolektifi’ne bağlı olan dergi, felsefeden sosyolojiye, psikolojiden antropolojiye, edebiyattan sinemaya, sanat tarihinden kültürel çalışmalara yayın yapıyor.

Makale, inceleme, yorum, deneme, röportaj, çeviri gibi türlerde yeni yazarlara ve yazılara ev sahipliği yapacak e-dergi, sürekli bir akış hâlinde kalarak bilginin ve güncel olanın alternatif sunumunu amaçlıyor.

Poedat Dergisi’ne yazınızı gönderebilir ve sorularınız olursa dergi@poedat.org adresinden iletişime geçebilirsiniz.

 

Sosyal medya hesapları:

facebook.com/poedatdergisi

twitter.com/poedatdergisi

c

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Likya Yolu

Likya Yolu yokuştur. Ama bene na?

Küçük Bir Özgürlük

Likya Yolu Fethiye’den Antalya’ya kadar olan, dünyanın en iyi 10 uzun mesafe doğa yürüyüşü rotası arasında gösterilen 509 km’lik bir yol. Bu yolun rehber kitabı ve haritası mevcut. Yürüyüş esnasında yolunuzu kayalara veya ağaçlara konan kırmızı beyaz işaretler sayesinde buluyorsunuz. Ayrıca bazı kavşak noktalarında sarı tabelalar var. Bir çok antik şehir ve mükemmel Akdeniz doğası size eşlik ediyor. Kesinlikle tavsiye ederim.

2012’de rotanın başladığı yer olan Fethiye Ovacık’tan Kabak koyuna kadar eşimle birlikte yürümüştüm. Çadırmızı da kelebekler vadisinde kurmuştuk. Daha sonra ben bir gece kamplı olarak Xhantos’a kadar yürümüştüm.

2016 yılının Şubat ayında beş gün olarak planladığım bu etaba Xhantos’tan başlayıp, Antiphellos’ta yani Antalya’nın Kaş ilçesinde bitirdim. Bu seferki yürüyüş 120 kilometreydi. Konaklama için çadır değil otel, pansiyon ve köy evi tercih ettim. Bir dahaki etabı Kaş’tan başlayarak planlayacağım.

Yürüyüşe çıkmadan en az bir hafta önce çantanızın içinde neler olacağına dair bir fikriniz olmalı. Eşyalarınızı yerleştirmeden önce benim yaptığım gibi…

View original post 256 more words

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Sıvış Yılı

osmanlıda güneş ve ay takvimlerinin aynı anda kullanılmasından ötürü çıkan karışıklıkları önlemek amacıyla, her 33 yılda bir yıl atlanması ile gerçekleşen hadise..

Osmanlı maliyesi asırlar ‘boyu, hem güneş hem de a y yılın ı
kombine eden karışık bir mâlî yıl kullanıyordu. Bunlardan güneş
yılı hazinenin gelir teşekkülüne ve ay yılı da harcamalarına, özellikle
ulûfe dağıtımına, uygun düşüyordu. Ancak bu ik i yı l 11 gü n
farketaıektedir. Osmanlı devrinin astronomları olan müneccim-başı-
lar kadar maliye teşkilâtı da bunu biliyor ve bu farlatan dolayı bi r
takım aksaklık olduğundan §üphe edildiğinde, devletin günlük geJîr-gideri
denk olduğu takdirde buı farkın önemi yok diyorlardı 3
‘.
Aslında bu bakımdan pek te haksız sayılmazlardı. Fakat böyle bi r
günlük gelir-gider ontalaması hesabı teşebbüsüne henüz raslıyamadım.
Bununla beraber mukataa satışları halinde iltizam bedeline,
<4efâvüt-i şemsiye » adı altında bir miktar zam yapılıyor, hazineye
giren altın para ile iri bir gümüş para olan guruş düşük bir kurdan
almıyor ve ödemelerde daha yüksek bir kur üzerinden veriliyordu1
*,
Bu kur farkı gelirine «tefâvüt-i basene ve guru§7> deniyordu. Her
i k i tefavüt, hazineye munzam bir’ gelir sağlıyordu. Amma bu gibi
yarım tedbirler (kesin sonuç vermekten uzaktır.
Önce hazinenin günlük gelii’-giderin’in denk olup olmadığı meç­
hul oidukdan başka, eşitliği halinde dahi gelirin teşekkül v e ulûfe
Ödemeleri için bunun tahsisi biriken zaman farkının yaratacağı
güçlükler çok nahoş sonuçlar vermeğe kafidir.

Posted in tarih | Tagged , | Leave a comment