Türk Felsefe Cemiyeti’nin Kuruluşu

20 Ocak 1928 tarihinde İstiklal Lisesi’nin yeni taşınmış olduğu
Şehzadebaşı’ndaki binasında bulunan dergi idarehanesinde toplanılarak
Mehmet Ali Ayni başkanlığında yapılan görüşmeler sonucunda ‘Türk Felsefe
Cemiyeti’ adıyla örgüt kurulmuştur. Görüşmeler sonunda kurulan cemiyetin
nizamname şartları da kararlaştırılır. Her ayın son Perşembe günü ilmi
toplantılar yapılmasına karar verilmiştir. ‘Felsefe ve İçtimaiyat Mecmuası’nın
cemiyetin resmi yayın organı olması kabul edilmiştir. Böylece derginin son üç sayısı ‘Türk Felsefe Cemiyeti’nin resmi organıdır’ ibaresiyle yayınlanmıştır.

Ayrıca cemiyetin idare heyetine genel sekreter olarak Mehmet Servet, idare
üyeliklerine ise Mustafa Şekip, Orhan Sadettin seçilmiştir.32
Toplam otuz iki kişiden33 oluşan bu topluluk, Cumhuriyet’in ilk
yıllarında Türkiye’de felsefi düşüncenin gelişmesine ve Türk felsefi
geleneğinin oluşmasına yaptığı katkılardan dolayı önem arz etmektedir.
‘Felsefe ve İçtimaiyat Mecmuası’nın ve ‘Türk Felsefe Cemiyeti’nin
kapanmasına gelince, cemiyetin kurucularından Hilmi Ziya’nın askere gitmesi
ve Mehmet Servet’in de Darulfünun Müderris vekilliğine atanması nedeniyle
cemiyet aktif elemanlarından mahrum kalmış ve toplanamamıştır. Hilmi
Ziya’nın belirttiğine göre, cemiyetin dağılmasında daha derinde olan kişisel
anlaşmazlıkların, hatta hırsların rolü önemlidir. Bir meslek örgütü olarak
kurulan cemiyette, uzmanlığa pek önem verilmemiş, felsefeden sosyolojiye,
eğitimden psikolojiye fazla ortak noktası olmayan çok çeşitli alanlardan pek
çok kişi cemiyete girmiştir. Cemiyetin sınırları gereğinden fazla geniş
olduğundan, üyeler arasındaki anlaşmazlıklar cemiyetin toplanamamasına ve
sonuçta da kapanmasına yol açmıştır. Aynı sıralarda yeni harflere
geçilmesiyle ‘Felsefe ve İçtimaiyat Mecmuası’nın satışının son derece
düşmesi ve bir takım maddi imkansızlıklar derginin düzenli olarak
yayınlanmasına engel olmuş ve sonunda dergi kapanmıştır.34
1927-1930 yılları arasında çıkan cumhuriyet dönemi felsefe
dergilerinden ‘Felsefe ve İçtimaiyat Mecmuası’, gerek makalelerinin kalitesi
gerekse ‘Türk Felsefe Cemiyeti’nin yayın organı olması bakımından Türk
felsefe tarihi açısından önemli bir yere sahiptir.

Kaynak: FELSEFE MECMUASI VE FELSEFE VE İÇTİMAİYAT MECMUASI’NIN TAHLİL VE  TASNİFİ YÜKSEK LİSANS TEZİ  Feyza CEYHAN ÇOŞTU

Advertisements
This entry was posted in felsefe and tagged , , . Bookmark the permalink.

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s