Gizli dünya-film

KENDİNİ BUL

Görsel sonucu5 yaşındaki bir çocuk, Jack (Jacob Tremblay) ve onun genç annesi Ma (Brie Larson), küçük bakımsız bir evde yaşamaktadır. “Oda” olarak adlandırılan ve penceresiz, sadece tavanında ışıklığı olan bu evde Yaşlı Nick (Sean Bridgers) denilen bir adamın esiri olarak hayatını sürdürmektedirler ve asla dışarı çıkmamaktadırlar. Ma, şu ana kadar Jack’i durumun gerçekliğinden korumuştur fakat Jack 5. doğum gününde olayı artık anlamaya başlar ve Ma artık onun yaşının yeterli olduğunu düşünüp ona bir kaçış planı sağlar. Ma, Yaşlı Nick’in işten kovulduğunu öğrenir ve bunun onların güvenliğini etkilemekte olacağını bilmektedir. Ma, Jack’in kilit ortaklığıyla beraber planını etkinleştirir.

Güzel bir film ben de bugün keşfettim imdb puanı da8,2 tavsiye ederim.İyi seyirler.

View original post

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Belgesel tavsiyelerim

KENDİNİ BUL

1.Home(yuva)

Görsel sonucu

2.Kozmos: Bir uzay serüveni

İlgili resim

3. Life

Görsel sonucu

4.Yaradılış büyük sır

Görsel sonucu

5.Büyük dünya tarihi

dünya tarihi belgeseli ile ilgili görsel sonucu

6.Samsara

samsara belgeseli ile ilgili görsel sonucu

7.Baraka

Görsel sonucu

View original post

Posted in Uncategorized | Leave a comment

YENİ YIL DİLEKLERİM

KENDİNİ BUL

Öncelikle kişisel olarak iyi yönlerimizi unutmamamızı diliyorum.

Bencil,kinci,kırıcı,önyargılı,anlayışsız,kaba,umutsuz olmamayı diliyorum.

Maneviyat her zaman güç verir. Maneviyatımızı yükseltmeyi diliyorum.

Karşılıksız bol bol iyilik yapmayı diliyorum.

Dinleyebilmeyi,dokunabilmeyi,konuşabilmeyi,görebilmeyi,hissedebilmeyi diliyorum.

İnsanları koşullarıyla değerlendirebilmeyi,dinleyebilmeyi diliyorum.

İyi beslenebilmeyi ve hakkıyla yaşamayı diliyorum.

Okumayı,düşünmeyi ve keşfetmeyi diliyorum.

Üretebilmeyi, yardımcı olabilmeyi ve değiştirebilmeyi diliyorum.

Tüm canlılara saygılı olabilmeyi diliyorum.

Tasarruflu olmayı diliyorum.

İhtiyacımız olanını alabilmeyi diliyorum.

Herkesin emeğinin karşılığını alabilmesini diliyorum.

Her anımızın kıymetini bilmeyi diliyorum.

Küskünlüklerimizi ve kırgınlıklarımızı bırakabilmeyi diliyorum.

Gerçekten huzurlu olabilmeyi diliyorum.

Hayallerimizi gerçekleştirebilmeyi diliyorum.

Tüm dünyada barışın,anlayışın olmasını diliyorum.

Her şeyden önemlisi farkındalığı diliyorum.

View original post

Posted in Uncategorized | Leave a comment

HER GÜN BİR ŞİİR

KENDİNİ BUL

BUHRAN

çok az

ya da çok geç

çok şişman

çok zayıf

ya da çok kötü

kahkaha

ya da gözyaşı

ya da kusursuz

kayıtsızlık

nefret edenler

sevenler

ellerindeki şarap şişelerini sallayarak

önlerine çıkanları süngüleyip

kadınların ırzına geçen ordular

ya da ucuz bir pansiyon odasında

Marilyn Monroe’nun fotoğrafıyla yaşayan bir ihtiyar

o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık

onu saatin kollarının ağır hareketlerinde

bile görebilirsiniz.

o denli büyük ki dünyadaki yalnızlık

onu Vegas’ta, Baltimore’da ya da Münih’te

yanıp sönen neon ışıklarında görebilirsiniz.

insanlar yorgun,

hayat tarafından cezalandırılmış,

ya sevgiyle ya da sevgisizlikle

sakatlanmış.

yeni hükümetlere ihtiyacımız yok

yeni devrimlere ihtiyacımız yok

yeni kadınlara ihtiyacımız yok

yeni yollara ihtiyacımız yok

şevkate ihtiyacımız var.

müşfik davranmıyoruz

birbirimize.

müşfik davranmıyoruz.

korkuyoruz.

nefretin gücü simgelediğini

sanıyoruz.

cezalandırmanın

sevgi olduğunu.

daha az sahte bir eğitim bize gereken

daha az kural

daha az polis

ve daha iyi öğretmenler.

bir odada

bir başına acı çeken

öpülmemiş

dokunulmamış

bir başına bitki…

View original post 53 more words

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Her gün bir şiir

KENDİNİ BUL

NE GÜZEL ŞEY HATIRLAMAK SENİ

Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinden,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…

Ne güzel şey hatırlamak seni:
bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin
ve saçlarında
vakur yumuşaklığı canımın içi İstanbul toprağının…
İçimde ikinci bir insan gibidir
seni sevmek saadeti…
Parmakların ucunda kalan kokusu sarduya yaprağının,
güneşli bir rahatlık
ve etin daveti:
kıpkızıl çizgilerle bölünmüş
sıcak koyu bir karanlık…

Ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair,
hapiste sırt üstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya…

Ne güzel şey hatırlamak seni.
Sana tahtadan birşeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım.
Ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım…

Ne güzel şey hatırlamak seni:
ölüm ve zafer haberleri içinde,
hapiste
ve yaşım kırkı geçmiş iken…

Nazım Hikmet

View original post

Posted in Uncategorized | Leave a comment

KENDİNİ BUL-DİNLE

KENDİNİ BUL

‘Arifin her bir sözünü duymaya insan gerek

Bu cihanda sanma kim hayvan olan anlar bizi

Ey Niyazi katremiz deryaya saldık biz bugün

Katre nice anlasın umman olan anlar bizi’

Evet dinlemek bir sanattır. İnsanları,doğayı,içimi çok iyi dinlediğimi zannederdim. Oysa ki sadece dinlediğimi sanarken insanları yargılıyormuşum, kendim de dahil. Dinlemeyi bilmiyormuşum. Kim bilir kaç tane zorda olan insanı dinlemeden, işitmeden yalnızlığa mahkum ettim. Oysa ki dinlenilmeyi en çok ben istemiştim. İnsanların beni olduğum gibi görmelerini arzu etmiştim. Ama şu an anlıyorum ki bu çok da kolay bir şey değilmiş.

Şu an anlıyorum ki demeyi çok seviyorum. Keşke daha önce anlasaymışım demek yerine. Evet şu an fark ettim. Her gün yeni bir şeyler keşfetmek harika bir şey. Bir süre kendim yalnız kalmayı tercih etmiştim. Bu tercihe insanların benimle konuşmadığı, çünkü ben de konuşulacak bir doluluk olmadığı düşüncesindeydim. Ama fark ediyorum ki ben insanları dinlememişim ki. İnsanlar benimle konuşmuyorsa benim onları dinlemeyeceğimi düşündükleri…

View original post 57 more words

Posted in Uncategorized | Leave a comment

Her gün bir şiir

KENDİNİ BUL

MİSAFİRHANE

İnsan kısmı bir misafirhane

Her sabah yeni birisi gelir.

Bir sevinç, bir bunalım, bir zalimlik

Aniden farkına varmak bir şeyin,

Hepsi beklenmedik misafir.

Hepsini karşılayıp eyle!

Evini vahşetle süpürüp,

Bütün mobilyalarını boşaltan

Bir kederler kalabalığı bile gelse.

Her geleni alnının akıyla misafir et.

Olur ki yeni bir zevk getirmek için

Boşalttılar evini.

Karanlık düşünce, utanç ve garez,

Hepsini gülerek karşıla kapıda.

Ve buyur et içeri.

Minnettar ol her gelene

Kim gelirse gelsin.

Çünkü bunların her birisi.

Öte taraftan bir kılavuz

Olarak gönderildi.

MEVLANA

View original post

Posted in Uncategorized | Leave a comment